Blog

Kahvenin Kokusu Neden Tadından Daha Çok Zevk Verir?

kahve kokusu

Kahve kavanozuna burnunuzu yaklaştırdığınızda gelen o baş döndürücü koku… ya da taze demlenmiş filtre kahvenin insanı baştan çıkaran kokusu… ya da kahve öğütülen bir yerin yanından geçerken aldığınız koku….

ama ne zamanki kendimize koca bir bardak kahve alıp, o ilk yudumu ağzımıza alırız, işte o zaman o adı konmamış hayal kırıklığını yaşarız. tadı güzeldir güzel olmasına da o cennetvari kokuya yaklaşamaz bile.

peki bunun sebebi nedir, sorun kahvede mi yoksa bizim burnumuzda mı?

1) Aldehitler:

aldehitler, kahvenin kavrulması esnasında ortaya çıkan 800 çeşit moleküler form oluşturarak kahveye o zengin (ve kompleks) kokusunu veren organik yapılardır. kıyas açısından şunu söyleyebiliriz, en kompleks şarap aroması bile ancak 150 çeşit değişken aldehite sahip.
işte bu 800 çeşit bileşen kahveye ait bütün karakteristikleri belirliyor: tatlı, bitter, topraksı, karamel, meyve, bitki aromalı….

maalesef aldehitlerin çok büyük bir problemi var, o kadar kararsızlar ki havaya maruz kaldıkları anda bozulmaya, o özel moleküler yapılarını kaybetmeye başlıyorlar. hatta demlerken ki sıcaklık bile çok önemli. yani 80 derece suyla demlediğiniz kahve ile 90 derece suyla demlediğiniz kahve bile tat ve koku açısından fark ediyor. çünkü bazı aldehitler 90 derece sıcaklığa dayanamayıp bozuluyor. aynı şekilde çekilmiş kahvenin partikül büyüklüğü, ya da demlediğiniz kabın hangi materyalden olduğu da önemli. ha çoğumuzun bu farkı ayırt edecek kadar gelişmiş tat alma reseptörleri yok.

2) Tat alma mekaniği:

insanlarda tat alma mekaniği şu şekilde oluyor. diyelim bir yudum kahveyi ağzına aldınız, bu yudumu yutarken bir yandan ağzınızdaki tat alma reseptörleri beyine kahvenin tadını gönderirken, diğer taraftan kahvenin kokusu ise ağzınızın içinden burnunuzun arkasındaki koku alma sinirlerini uyarıyor. beyin de bu iki kanaldan gelen bilgiyi birleştirip yorumluyor ve sizin “tat” diye algıladığınız duyuyu meydana getiriyor. ama burda da problem şu ki ağzınızdan burnunuza giden kokunun uyardığı sinirler, beyindeki ikincil koku alma merkezine gidiyor. bu arada dipnot girmekte fayda var, o tat diye bildiğiniz duyunun yaklaşık yüzde 80’i kokudan, sadece yüzde 20’si dilin algıladığı tattan oluşur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir